Mp3 Hakkında biraz bilgi


Günümüzde digital ortamda çok kaliteli olarak duyduğumuz WAV, AIFF gibi ses dosyalarının atası olan mp3 hakkında biraz bilgi edinelim.

Mp3; ses dosyalarının sıkıştırılmış haline verilen asıl adı “Audio Layer 3” olan kodlama biçimidir. Mp3 için “ses ve görüntü için sayısal olarak kodlanmış çalışma birliği MPEG (Moving Pictures Exsperts Group) formatının devamı” diyebiliriz. MPEG’i takiben 80’li yıllarda MPEG2, DVD ve MP4 gibi formatlar geliştirilmiştir. Mp3’ün gelişimi ve ilk adımları 1986 yılında atılmıştır. Alman elektrik mühendisi ve ses kodlamacısı Karlheinz Brandenburg 1995 yılında uzun süre üzerinde çalıştığı ve 15 mühendisle geliştirdiği; disklere yazılan ve çok yer kaplayan ses verilerinin sıkıştırılarak bilgisayara aktarılması projesi mp3’ü Almanya’da bir konferans salonunda bu konuda uzman olan bir ekibe sundu. Fakat proje reddedildi. Brandenburg çalışmalarına devam ederek reddedilen projeyi geliştirdi ve zamanla grubun dikkatini çekmeye başladı ve kısa zaman sonra bu çalışmanın meyvesini alarak mp3’ün patentini aldı. Ardından Fraunhofer Entegre Devreler Enstitüsü’nde çalışmaya başlayan Brandenburg, Enstitü’de bilgisayar programcısı olarak görev yapan Bernhard Grill ile çalışıp onu bu sıkıştırma projesi konusunda görevlendirdi. Bernhard’ın ses verilerini CD boyutunun 12 de 1 i oranında küçülten ve ilk zamanlarda pek te iyi duyulmayan sıkıştırma girişimleri daha sonraları yavaş yavaş meyvesini vermeye başladı. Ardından ilk stereo kodlamalar yapıldı. Fakat tüm bunların yapılmasına rağmen mp3 denemeleri mevcut sistem MPEG2’ye çok yaklaşamıyordu. Karlheinz Brandenburg kendini bu işe adayarak inandığı mp3’ü geliştirmeye devam etti. Bu çalışmaları zamanla sonuç vermeye başlamış ve mp3 artık kulağa hoş gelen bir kodlama biçimi olmaya başlamıştı. Gelişimine devam eden proje Suzanne Vega’nın “Tom’s Diner” parçası ile ilk stereo kodlamasını yapmış, bu parça da ilk stereo parça olarak tarihe geçmiş ve böylece mp3 ün hayatımıza girmesini hızlanmıştır. Özet olarak mp3 olmasaydı, duyduğumuz parçalar sıkıştırılmamış olacak ve digital arşivimiz için bize muhtemelen bir oda dolusu hard disk gerekecekti. Daha da iyisi mp3’ün günümüzde digital her ortamda kaliteli ses almamıza olanak sağlamasıdır. İyi ki mp3’ü düşünmüş ve hayatımıza girmesi için yıllarca uğraşmışsın Karlheinz Brandenburg…

© 2017 by DBS Entertainment Group

  • Instagram Social Icon
  • YouTube Social  Icon
  • Twitter Social Icon
  • Facebook Social Icon